YGS GERÇEĞİ BÖLÜM:2 AİLE VE ÖĞRENCİDE İKİLEM

Aile ve öğrenci arasında bazı dönemler vardır. Hafif yada şiddetli derecede çatışmalarla geçer. Genelde herkes öğrenciyi sorumlu tutar. Toplum; genç birey’i yargılar. En büyük hata zaten burada başlar.

Ergenlik çağında gelişmekte olan birey; kendi yol haritasını yani benliğini bulmak ve onu tanımlamak gayreti içerisindedir. Bu dönemde cinsellikten mesleki yaşama kadar uzanan çok geniş bir alanda öz bilinç oluşmaya başlar. 

Genç birey, kendine özgü kimlik oluşturma çabası içerisinde ailesiyle (anne-baba-amca-dayı-teyze v.b.) biryandan ailesini çok severek özdeşim kurarken – biryandan onlarla çatışmaya girer. Aileyi eleştirir. Davranışlarını, tutumlarını ve aileye ait daha pekçok şeyi beğenmez.

Bu İKİLEM ergenlik döneminin altyapısını oluşturur. Çoğu zaman kaçınılmazdır. Bu altyapı;

1) İçseldir,

2) Birey tarafından yapılandırılır,

3) Dinamiktir,

4) Bireyin ‘yeteneklerini’, ‘inançlarını’ ve her alandaki yaşantılarını kapsar. 

Aile ve toplum gözünde bu çatışmanın tek kahramanı genç birey ilan edilsede; esasen aile de öğrenci ile özdeşim kurarken – onunla çatışmaya girer. Öğrenciyi eleştirir. Davranışlarını, tutumlarını ve öğrenciye ait pekçok şeyi beğenmez. 

Bu İKİLEM ise ailede kaygı döneminin altyapısını oluşturur. Çoğu zaman kaçınılmazdır. Bu altyapının; psikoloji bilimi açısından onlarca nedeni olabilir. Bu nedenler sıralaması ayrı bir konudur. Kişilere, toplum kültürüne göre çok değişkenli yorumlar, bu yorumlara ait bakış açıları nedenleri oluşturabilir.

Ancak gerçek olan bir şey var…

Bir anne ve babanın çocuğu için yapamayacağı şey yoktur. Bazen, travmatik olaylara şahit olsakta bir anne ve bir baba, çocuğunun hayatı için gözünü bile kırpmadan kendi hayatını hiçe sayabilir. Çocuk içinde her ne olursa olsun aile çok önemlidir ve çok değerlidir.

YGS yaklaşıyor. Her öğrencinin zihninde taşıdığı muhteşem başarı potansiyeli YGS ve benzeri sınavların çok ötesinde. İkilem ve çatışmaları ‘bireysellik’ değeri ile ödüllendirebiliriz. Aile ve öğrencide ikilem; bireylerin önce kendilerini yeterince kabullenmesi sonrada yaşama objektif bakmalarıyla anlam ve değer kazanır. Böylece öz bilinç ile donatılmış gerçek yaşam amacına ve başarıya ulaşırız.

Unutmayalım. Sağlıklı yaşamanın, mutlu, pozitif ve başarılı olmanın çok büyük ve karmaşık formülleri yok. Gerçek bilim insanları sizlere böyle hazır paket formüller sunmaz.

Yapmamız gereken gayet sade ve anlaşılabilir. Yaşam boyu gelişim ve her alanında, iletişim ve ilişkilerin her safhasında; eğitimde, evlilikte, aşkta, işte, sosyal yaşamın içerisinde iç dünyamızdaki herkesle ve her olayla; açık hesapları kapatmamız gerekiyor. 

Uğur Uğural