YGS GERÇEĞİ BÖLÜM:1 AİLE VE ÖĞRENCİDE BÜTÜNLÜK

YGS’ye çeyrek var.

Çocuklarımızın yaşam başarısından sözedebilmek için önce sağlıklı toplumdan bahsetmemiz gerekir. Sağlıklı toplum ailesiyle, öğretmenleriyle ”sağlıklı bireylerden” oluşan toplum demektir.

Sağlıklı birey ise; yaşamın içinde koşulsuz ve kaygısız sevebilen, yaşam bilinci olan- ne istediğini – ne için istediğini bilen, kendi gerçekliği içinde amaç dolu ve kendinin ”farkında” olarak yaşayan insandır.

Acaba yeni nesil kendi amacıyla – ailesiyle – öğretmeniyle bütünlük içerisindemi? Ders çalışırken, okula giderken, nefes alırken ”birey” aslında nerede? Yoksa o birey, aslında ”birey” değil sadece bir öğrencimi?

Acı ama gerçek; ne yazıkki milyarca öğrencimiz var. Gelişmiş toplumlarda olduğu üzere ”birey”lere sahip değiliz.

Son aylarda ailelerle, öğretmenlerle, öğrencilerle yaptığım farkındalık çalışmalarında ve dostlarımla gerçekleştirdiğim sohbetlerde şunu gözlemledim. Çocuklarımız bizim gözümüzde sadece birer öğrenci. Birey değil. Nasıl mı?

Cumartesi günü Balmumcuda şirin bir çayevinde pırıl pırıl, zekası gözlerinden okunan genç bir hanımefendi arkadaşımızla tanışıp sohbet etme imkanım oldu. Bu buluşmayı birkaç gün kadar önce evladının farkındalığına büyük önem veren babasıyla beraber organize etmiştik. Bu bilince sahip bir babanın, yaşamda gerçek güveni inşa eden özdeşim yasası çerçevesinde; biricik kızına ne denli büyük bir sevgi beslediğini ve değer verdiği görmek beni hem çok sevindirdi hemde hüzünlendirdi. Çünkü milyonlarca öğrenci; bir insanın yaşamda ”birey” olma yolundaki en büyük servet sayılan ”sevgi ve farkındalık”tan yoksundu.

Benim için çok önemli bir randevu, heyecan verici bir karşılaşmaydı bu. Çünkü bu genç bayanın psikoloji bilimi okumak ve bilgi almak istediğini bilerek gelmiştim o randevuya. Tanıştık. Biraz sohbet ettikten sonra kendisine neden psikoloji okumak istediğini bu bölümü okumak için kendisinin özel bir nedeni olup olmadığını sordum. Genç arkadaşımız: ”özel bir nedeni yok Uğur hocam sadece okuldaki öğretmenimiz bu bölümü tavsiye etti” şeklinde cevap verdi. Bu cevabı yanlış algılamamak hatta doğru anlamak için; kendimi saniyeler içinde A-Z’ye birkaç kez analiz ettim. Ortaya çıkan sonuç değişmedi. Gerçek şuydu: Genç arkadaşımıza psikoloji okumayı tavsiye eden ve kendisine bu fikri veren bir eğitimciydi. Ancak aynı eğitimci genç öğrencisine ”farkındalık dolu bir amaç” yüklememişti. Neden psikoloji bilimi okuması gerektiğini – psikoloji bilminin tam olarak ne ifade ettiğini ve kendisine ne gibi artı değerler kazandırabileceğini belirtmemişti.

Genç, değerli arkadaşımla 2 saat süreyle keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Bu süre içerisinde kendisine psikoloji biliminin ilgi alanlarını, kendisinin bir bilim insanı olarak yaşama – insanlara – topluma nasıl bilinç ve farkındalık kazandırabileceğini anlattım. Gerçek hikayelerle psikoloji bilimini irdeledik. Konuları kendi bütünlüğü içerisinde ”beraber” yorumladık. Çünkü kendisi hem çok iyi bir dinleyici hemde çok iyi bir analizciydi. Gerçek bir bilimkadını gibi. Tüm dikkati ve yoğunluğu bendeydi. Yani; olduğu yerde varolabiliyordu. Kendi gerçekliği ve bütünlüğü içinde tek ve benzersizdi. Zaten kendiside o buluşmaya; kendisini keşfetmek ve psikoloji bilimini biraz daha yakından tanımak fikir almak fikir paylaşmak için gelmişti. Kısa süreli belleği o kadar hızlı çalışıyorduki; anlattığım vakalara – henüz konu sonu gelmeden dahi – tam isabet teşhisler koyabiliyordu. Bir nevi konsültasyon yapıyorduk. Genç arkadaşım; o buluşmaya gelmeden önce farkında olmasada kendisinde ne denli büyük yetenekler olduğunu, 2 saatlik sohbetimiz sonrası keşfetmeye başladı. Babası sayesinde kendi yaşantısına dair büyük ve önemli bir adım attı.

Biz bu sohbette; kafası karışık seçtiği meslekten emin olamayan öğretmenleri, çalışanları,işverenleri, işyerlerini ve eğitim sistemi içerisindeki aile ve öğrenci bütünlüğünüde konuştuk. Eminimki genç arkadaşım bu sınavda kendine büyük özgüveni ile çok başarılı geçer bir not alacak. Herşeyden ve herkesten önce ”kendi farkındalığını onurlandıracak.”

Buradan tüm kıymetli öğretmenlerimize seslenmek onlara önemli bir mesaj vermek istiyorum. Her insan; muhteşem bir potansiyel ile doğar ve yaşama tutunur. Öğrencilerinizin ”birey” olma yolundaki en büyük rehberi aileden sonra sizlersiniz.

Lütfen bu bilinçte ve kişisel bütünlük içinde yaşamda varolun. Göreviniz kritik olduğu kadar kader belirleyici olabilir.

Uğur Uğural