BESLENME TIBBI BÖLÜM-2

Merhaba.

Yaz sıcaklarını artık geride bıraktık. Sağlıklı yaşam tarzının en mükemmel aylarından biri olan Eylül ayında nemsiz, serin ve kuru havasının doyasıya tadını çıkarıyoruz. Yakında okullar açılıyor. Seminer programlarında tanık olduğum yeni yaşam yolculuklarını sizlerle paylaşmak için heyecan duyuyorum.

Değerli dostlar içinde bulunduğumuz aylar insanların ruhsal ve bedensel anlamda sağlıklı bir yaşam için karar verme mekanizmasıdır. Sizde bilirsiniz. Yaz’a doğru spor salonları dolar yaz aylarında boşalır. Kışın ise tekrar dolar. Tahmin ediyorum ki; özellikle bu günlerden itibaren herkesin kafasında hatta şuanda dahi, fiziksel bir model yada sağlıksal bir durum vardır. Çünkü yazın tatile gidilmiştir. Tatil moduna girilmiş sağlıklı beslenmeden biraz feragat edilmiştir. Herşey dahil konaklamalar yapılmıştır. Kilolar alınmıştır. Henüz dört ay önce gördüğüm fit, sağlık dolu, atletik vücutlar şuaralar bir bakıyorum yerini beyaz yağ hücrelerine ve şekerparelere bırakmış. Soruyorum. Niye bu göbek? Niye bu yağlar? Ne yapmalı? Cevaplayalım.

Bunun için ya bir gym’e üye olursunuz yada bir spor arkadaşı edinirsiniz. İşte her şey bu andan sonra başlar. Çünkü düzensiz besin, düzensiz egzersiz ve sedanter bir yaşam ömrünüzü kısaltır. Yaşlanmayı kısmen açıklayan 7 önemli teoriye sizlerle birlikte yakından bakalım istiyorum. 1) Telomeraz Teorisi. 2) Program Teorisi. 3) Hormon teorisi. 4) Serbest radikaller. 5) Yaşam enerjisi, digger adıyla eskime teorisi. 6) Bağışıklık sistemi teorisi. 7) Genetik faktörler.

Bu teorileri belki ilerideki bölümlerde detaylı inceleriz. Ancak gerçek olan şu. Kendimizi psikolojik anlamda yeteri kadar önemsiyor muyuz? Kendi özümüze ne kadar değerliyiz? Ya da şöyle sorayım. Kendinizi, aracınız kadar önemsiyormusunuz? Yıllık bakımlar. Mevsimsel bakımlar, yağ, su, filtre değişimi. Ben hiç zannetmiyorum. Çoğumuz kendimizi, kullandığımız arabalar kadar dahi önemsemiyoruz.

Farkındamısınız bilmiyorum. Bilim ve tekniğin başdöndürücü bir hızla ilerlediği son yıllarda, yaşam biçimlerimiz, insan ilişkilerimiz, iletişim kalitemiz hızla değişiyor. Yaşam koşullarına ve beraberinde gittikçe zorlaşan şartlara göğüs germeye çalışıyoruz. 

Dikkatimi çeken bir durumu sizlerle paylaşmak istedim. İkinci el araba almadan koşa koşa sanayiye gider tepeden tırnağa baktırırız. Peki yaz bitti. Niye yeni bir mevsim başlangıcında son durumunuzu görmek için aynı şeyi yapmıyoruz? Bu konuyu beraber düşünelim. Maillerinizi bekliyorum. 

Sağlık ve sevgiyle kalın.

Uğur Uğural