BÜYÜK TUZAK: ZAYIFLAMA İĞNELERİ BÖLÜM-3

Neyi, ne için feda ettiğinizi bir düşünün.

Büyük bir gizlilik ve sinsilik ile ilerleyerek ani gelişen ölümcül klinik sonuçların başlangıcı, daha fit, daha zayıf, daha çekici gözükmek uğruna kendimizi farmakolojik olarak bağımlı yaptığımız hormonların bir neticesidir.

TUZAK-4 GENEL FELÇ

GLP-1, yani Glukagon benzeri taklit peptid-1 tipi zayıflama iğnelerinin en temel yan etkilerinin birinden bahsetmek istiyorum. Bu yan etkilerden en dikkat çekici olanı biz hekimlerin bir tür felç olarak algıladığı ve yaklaştığı gastroparezi yani midedeki kasların – yiyeceklerin sindirilmesi için – gerektiği gibi hareket edememesi durumudur. Neden? Bu felç türü kendi kendine mi gelişiyor? Hayır. Kendi kendine gelişmiyor. Çünkü zaten farmakolojik olarak bağımlı olacağınız bu hormonları, zayıflama uğruna vücudunuza sokmaya başladığınız andan itibaren bunu aslında kendi elinizle yapmış oluyorsunuz.

Bindiğimiz dalı kendi elimizle kesmek gibi.

Kısa sürede ciddi sağlık sorunları doğuran gastroparezi semptomu, iğnelerin uzun süre kullanılmasından kaynaklanabiliyor. Ancak birde buzdağının görünmeyen kısmı var. Genetik yatkınlık. Tüm bunların üstüne genetik yatkınlık varsa yukarıda bahsettiğim tablo çok vahim bir duruma evrimleşebilir çok daha kötüleşebiliyor. Mideleri felç olan çoğu hastam bunun en bariz örneğidir. Ekip arkadaşlarımla birlikte bize danışan hastalarımın konsültasyonunda şunu görüyoruz:

Esas mesele oradaki dokuların ölü olması değil; oradaki sinyallerin duyarsızlaştırılması. GLP-1, yani Glukagon benzeri taklit peptid-1 tipi zayıflama iğnelerini kullanarak sinyalleri o kadar çok köreltiyorsunuz ki; artık oradaki dokular hiçbir uyarı alamıyorlar. Tepki veremez duruma geliyorlar. Ve bazı insanlar için bu fonksiyon asla geri gelmiyor, dolayısıyla bu felç kalıcı hale geliyor.

Ömür boyu bu zayıflama iğnelerini tıbben kullanamayacağınıza göre iğneyi azaltmaya başladıktan ya da tamamen bıraktıktan sonraki günlerde gelişecek senaryoyu şimdiden hayal etmenizi istiyorum. Çünkü o süreçte zamanla bir yarış daha doğrusu bir sağlık yarışı haline gireceksiniz.

Dahası vücudunuza aldığınız protein, aminoasit yapıtaşı ve vitaminlerin hiçbiri geçmişteki gibi vücut tarafından kullanılamayacak. Erken veya orta vadede artan önce akut sonra kronik hastalıklar, anlam veremediğiniz yorgunluk hali, enerjide azalma, saç dökülmesinin başlaması kaçınılmaz olacak.

GLP-1, yani Glukagon benzeri taklit peptid-1 tipi zayıflama iğnesi kullananların vücudunda hormonel denge ve nörolojik geri bildirimi sistemi bozulur. Şu iyi bilinmelidir ki; açlık hiçbir zaman vücuttan tamamen yok olmaz.

İşte zayıflama iğnesi kullananlar için en büyük tuzak da budur; zannederler ki açlık hormonları tamamen yok olacak.

Bu büyük bir yanılgıdır çünkü zayıflama iğnesi ile bastırılan açlık hormonları sürekli zayıflama iğnesi kullandığınız takdirde bastırılır ve size sanki açlık hormonu tamamen vücuttan çekilmiş gibi pembe ama içi büyük sağlık felaketleri ile dolu bir tablo sunar.

Aynı ponzi sisteminde olduğu gibi.

Bu tabloyu görmeleri için zayıflama iğnesi kullanan potansiyel hastalarıma ve danışanlarıma buradan seslenmek istiyorum.

Sadece dozu biraz azaltın. Yazdıklarımda ne kadar haklı olduğumu bizzat göreceksiniz. Dozu azalttığınızda bahsettiğim olumsuz sağlık deneyimleri ile bizzat yüzleşmek zorunda kalacaksınız.

GLP-1 tarzı zayıflama iğnelerin dozunu biraz dahi azaltsanız veya yaşayacağınız sağlık sorunlarından dolayı bırakmak zorunda kalsanız; vücudunuz bunu telafi etmek için aşırı tepki verecek ve ‘’gıda belirginliğinin artması’’ denen durumu yaşayacaksınız ki bu gıda belirginliğin artması konusu – bana güvenin başınıza – gelecek en kötü şeylerden biridir.

Nedir bu gıda belirginliğinin artması? Şudur: 

GLP-1, yani Glukagon benzeri taklit peptid-1 tipi zayıflama iğnesini bıraktığınızda veya biraz azalttığınızda; yiyeceklere karşı şimdiye kadar hiç olmayan hatta olması mümkün olmayan aşırı bir düşkünlük gelişmesidir. Neden böyle oluyor? Çünkü şimdiye kadar ilaçla bastırılmış, susturulmuş yüksek ödül nörolojik mekanizmalarlarınızın devreye girmesi ile siz ile iradeniz arasında çetin bir savaş eskisinden daha büyük bir şiddet ile yeniden başlıyor.

Sırada bekleyen psikolojik ve psikiyatrik hastalıkları saymıyorum…

Tam 35 yıldır düzenli şekilde aktif spor yapan onca yıllık bir hekim olarak ben bu sürece İŞGALCİ SÜREÇ diyorum.

İnsanoğlu yaratılırken yemek bulma ve yemek yeme dürtüsü yüksek olsun bu şekilde hayatta kalma şansı artsın diye yaratılmıştır. Size az önce basitçe bahsettiğim, aslında biyokimyasal düzeyde yüksek derecede karmaşık olan bu ‘’gıda belirginliği sinyalini’’ zayıflama uğruna kullandığınız iğneler ile yapay olarak dışarıdan baskıladığınız için ve onu ortadan kaldırdığınız için ne olacak?

Vücudunuz, sanıyor musunuz ki bu durumu kabullenecek? Sİze söyleyeyim. 

Tabii ki hayır! Vücudunuz, karmaşık hormonal sistemi bozulmuş bir halde intikam peşine düşecektir çünkü sistemin işleyişi bu şekilde. Kesinlikle bunun telafisine gidecektir hem de fazlasıyla.

Açıkçası şöyle olacak; zayıflama iğnesine başlamadan önce o enfes, leziz yiyeceklerle mutlu olma, yiyeceklere duyduğunuz düşkünlük ve yiyeceklerden zevk alma hazzınız ile zayıflama iğnesini bıraktığınız anda o muhteşem yiyeceklere duyduğunuz düşkünlük ve yiyeceklerden zevk alma hazzınız arasında korkunç bir uçurum büyük bir fark olacak. Adeta zevk yiyeceklerine saldıracaksınız, kendinizi frenlemeye çalışacak hem psikolojik hem de nörolojik olarak bazı ataklar geçeceksiniz, ama bir yandan onları düşünmeden edemeyeceksiniz.

Peki bu ne demek?

Verdiğinizden çok daha fazla ve hacim olarak daha büyük yağ hücrelerine sahip olmak, ardından en kötü ölümcül hastalıkların anası yüksek insülin direnci, ve zaten iğneyi kullandığınız süre içerisinde mevcut kas ve kemik kaybı oluşmasından dolayı ciddi bir çöküş.

Bir nevi yine ve yine genel felç durumu.

GLP-1, yani Glukagon benzeri taklit peptid-1 kullanarak kendinize vurduğunuz zayıflama iğneleri aslında kendinizi farmakolojik anlamda bağımlı yapmaktan başka hiçbir şey değildir. Üzgünüm ancak iğne dozunu azalttığınızda ya da tamamen bıraktığınızda en hafif anlamda ve başlangıçta; aşırı yeme arzusu, beraberinde seyredecek bazı psikiyatrik ve metabolizma sorunları peş peşe kapınızı çalacaktır. Diğer ciddi semptom veya genetik yatkınlarınıza göre ölümcül olabilecek hastalıklar ise kısa süre içerisinde sonradan gelecektir.

GLP-1, yani Glukagon benzeri taklit peptid-1 tipi zayıflama iğnesi kullanarak fit ve sağlıklı kalmayı hedefleyen insanların en büyük yanılgısı bu zayıflama iğnelerin başta semptom göstermemesidir. Yani en başta hiçbir yan etki hissetmemenizdir.

Tıpkı ponzi. Tıpkı yeni yatırımcılardan gelen fonları, önceki yatırımcılara sahte “getiriler” ödemek için kullanan, mağdurlara yüksek kâr getiren bir üretim varmış gibi göstererek onları yatırımcı yapıp sisteme katan ponzi dolandırıcılarının yatırımcıya verdiği güven gibi…

Güven var. Neden? Çünkü iğneler ilk başlarda semptom göstermiyor.

Güven var. Neden? Çünkü ponzi ilk başlarda katılım payınızı ödüyor.

Şöyle düşünün…

Çoğu zaman kalp krizi, kardiyovasküler hastalıkların ilk semptomudur öyle değil mi?

Bir anda kapınızı çalar ve genellikle ilk kalp krizi ile ölüme götürür. Özellikle kadınlarda. Kardiyovasküler hastalıkların başlangıcı; daha doğrusu başlangıç yılları o kadar gerilerde ve semptomları o kadar sinsidir ki kesinlikle anlayamazsınız. Kalp hastalıkları çocukluk yıllarında başlar ve gençlik yıllarında gelişir. Ancak, semptom göstermez.

Gördünüz mü? Yine semptom yok!

Oysa ölümcül kalp hastalıklarının gençlik yıllarında başladığına dair günümüzde her geçen gün daha fazla kanıt bulunuyor. Bunu daha çocuk yaşta veya genç yaşta kalp krizi geçirip hayatını kaybeden insanlardan biliyoruz. Dolayısıyla çoğu zaman; çocukluk veya gençlik yıllarında kalp ile ilgili hiçbir sorun hissetmeyiz ama şunu da bilmeyiz ki, kalp hastalıklarının tohumu maalesef çocukluk veya gençlik yıllarında atılır.

Yazı serimin sonuna gelirken siz kıymetli okuyucularımla şunu paylaşmak istiyorum.

GLP-1, yani Glukagon benzeri taklit peptid-1 tipi zayıflama iğneleri yüzünden vücudu ciddi hasar gören ve kliniğime ulaşan danışanlarım için gece gündüz çalışan asistanlarım, çoğu zaman haftalar sonrasına randevu oluşturabiliyor hatta konsültasyon bekleyen çoğu hastamı – zamanla yarıştıkları için – fazla bekletmemek adına kendi zamanımdan çalıyor ve öncü online destek veriyorum. Neden? Çünkü bu yazı serisinde okuduğunuz semptomları yaşamaya başladıysanız ve şuan yaşıyorsanız aslında zamanla yarışınız çoktan başlamış ve bu yarışta şimdilik geridesiniz demektir.

Benim ve ekibimin sıkı kontrolünde tedaviye başladığınız andan itibaren hasarın büyüklüğüne göre en geç altı ay veya bir yıl içerisinde kendinizi tanıyamayacak kadar mükemmel bir sağlık seviyesine ulaşacaksınız.

Ancak bu çok meşakkatli, özveri, disiplin ve direnç isteyen sırt sırta omuz omuza gerçekleştirceğimiz bir yolculuk olacak.

Benim görevim en başta sizi hayatta ve sağlıklı tutmaktır.

Başaracaksınız, çünkü benimle en doğru zamanda en doğru yerde olmuş olacaksınız.

Sağlıklı günler dilerim.

Saygı ve sevgilerimle…

Dr. Uğur Uğural