Değerli okurlarım,
Çoğu kalp krizi, koroner arterlerin kolesterol plakları yırtıldığında oluşan kan pıhtıları tarafından tıkanmasından kaynaklanır. Tıkanmış arterlerden kan akışının olmaması BAŞTA DNA hasarına sonrasında kalp kasının ölmesine neden olur – bu nedenle “kalp krizi” meydana gelir.
Yaşlanmayan Beden Epigenetik Geri Kazanım Programı, DNA hasarını tersine çevirdiği için kalp krizi riskini %90 oranında azaltıyoruz.
Ancak…
Kalp krizinde oldukça ölümcül bir tür mevcut. Stres kardiyomiyopatisi. Siz değerli okurlarımın bu konu hakkında detaylı bilgi sahibi olması kritik önem taşıyor.
Stres kardiyomiyopatisi veya takotsubo sendromu olarak da bilinen kırık kalp sendromu, bir kişi kalp kasını hızla zayıflatabilecek ani akut stres yaşadığında ortaya çıkıyor.
Çünkü henüz çok yakın bir zamana kadar; bu stres kardiyomiyopatisinin en yaygın tetikleyicileri fizikseldi (akciğer sorunları veya enfeksiyonlar gibi) ve bir sonraki en yaygın neden duygusal bir “şok”tu. Ancak hastaların önemli bir kısmında tespit edilebilecek bir tetikleyici yoktu.
“Tipik” bir kalp krizi geçiren insanlarla karşılaştırıldığında, stres kaynaklı kardiyomiyopati olan hastaların duygusal yönden yıpratılmış olma olasılığı neredeyse iki kat daha fazlaydı.
Burada şu soru akla geliyor:
İki tür stres – duygusal hasar veya DNA hasarı – genellikle stres kaynaklı kardiyomiyopati sendromuna neden olur. Ancak bu durumu olan çoğu insan stresli bir olay yaşarken, hastaların %30’una kadarının ilk semptomları sırasında tanımlanabilir bir tetikleyicisi yoktur.
Duygusal stres faktörleri şunları içerir:
Bu koşullar şunları içerir:
Bu semptomlar, duygusal veya fiziksel olarak stresli bir olaydan dakikalar sonra veya saatler kadar sonra başlayabilir.
Stresli bir olay yaşadığınızda, vücudunuz stresle başa çıkmaya yardımcı olması gereken adrenalin ve noradrenalin gibi hormonlar ve proteinler üretir.
Kalp kası, strese yanıt olarak aniden üretilen büyük miktarda adrenalin tarafından boğulabilir. Aşırı adrenalin, kalbe kan sağlayan küçük arterlerin daralmasına neden olarak kalbe giden kan akışında çoğu zaman bir azalmaya neden olabilir.
Alternatif olarak, adrenalin doğrudan kalp hücrelerine bağlanarak büyük miktarlarda kalsiyumun hücrelere girmesine neden olabilir. Bu büyük kalsiyum alımı, kalp hücrelerinin düzgün bir şekilde atmasını engelleyebilir.
-↑ Küçük Şeyler Bile Aşırı Gelir
-↑ Öfke Patlamaları ve Alevlenmelerinde Artış Olur
-↓ ATP Üretimi Azalır
→ Ön Lob İçin Yeterli ATP Yoktur
→ ↓ Stresin Engellenmesi Mümkün Olamaz
Düşük Stres Toleransı’nın en büyük ‘nedeni’ sanıldığının aksine DNA hasarıdır. DNA hasarı masum zannedilen günlük alışkanlıklardan kaynaklanır.
Değerli okurlarım,
İnsanın hem fizyolojik hem psikolojik hem sosyal anlamda kendi bütünlüğünü yaşayabilmesi; tamamen DNA’ya bağlıdır. DNA onarımı; sadece tüm hastalıkların bertaraf edilmesini sağlamaz, DNA onarımı keşke’siz bir yaşam için gerçek özgürlüğe ve kaybolan yıllara geri dönüşün – büyük ve mucizevi ikinci şansın – tek ve en güçlü anahtarıdır.
Dr. Uğur Uğural