Danışanlarımın % 50’sinden fazlası yaptığım gen tedavileri öncesinde, yaşadıkları kötü ilişkiler nedeniyle yoğun salgılanan stres hormonu tetiklemesi sonucu kanser, alzheimer, demans hatta damar sertliği sertliğine bağlı ani gelişen tehlikeli klinik durumlara sürüklenmiş haldeydi.
Bu durum omurilik felcine kadar uzanan tablolar geliştirebilir. Hatta omurilik felci olan insanların yarısın eşlerinin kendilerini terk ettiği çalışmalarda da tespit edilmiştir.
Birine aşık olduğunuz zaman beyninizde stres hormonu kontrol dışı artar, kaygı, terk edilme, aldatılma, sevilen kişiye aşırı düşkünlük, merak etme, aşırı korumacılık v.b. pek çok duygunun bir gen okuması ve karşılığı vardır.
Singulat girus, beyin yarımküresinin medial tarafında yer alır. Duygu ve davranış işlevlerine sahip limbik sistemin önemli bir parçasını oluşturur.
Amigdala, badem şeklinde bir yapıda limbik sistemde yer alan, kişinin korku, kaygı, öfke ve endişe gibi duygu alanlarını yöneten beyindeki bir bölgedir. Amigdala beyinde büyük bir ağın parçası olarak tehlikenin algılanmasında etkilidir. Bunun yanında amigdala, duygusal, davranışsal, kontrol ve öğrenmede rol oynar.
Bu iki sistem , bazı kişilerde hiç çalışmaz özellikle psikopatlarda ve antisosyallerde. Bazı kişilerde ise çok az düzeyde çalışır ve karşılıklı duygular iletişim ve ilişki içinde olan insanlar arasında birbirine geçmez.
Günümüzde çoğu ilişkide malesef bu durum yaşanıyor.
MR görüntülerinde çiftlerin birbirinin görüntüsünü veya kokusunu algıladığında beynin duygusal ve duygusal bölgelerinde geçmişte yoğun aktivite görürdüm. Günümüzde ise; çoğu insanın bu bölgesinde MR aktivitesi görülmediğini tespit ediyorum.
Evet, kötü, yüksek çatışmalı veya istismarcı ilişkiler, biyolojik yaşlanmayı hızlandırarak ve kalp hastalığı ve felç gibi kronik hastalık riskini artırarak yaşam süresini önemli ölçüde kısaltabilir.
Zehirli ilişkiler, kortizol seviyelerini yükselten, iltihabı tetikleyen ve bağışıklık sistemini zayıflatan kronik strese neden olur. Toplumun bu süreçten nasıl etkilendiğini aşağıdaki başlıklar altında sizler için derledim.
Daha Hızlı Biyolojik Yaşlanma:
Düşük kaliteli veya istismarcı ilişkilerdeki bireyler, olumlu ilişkilerdeki bireylere göre daha hızlı yaşlanırlar ve bazen her takvim yılı için bir yıldan fazla biyolojik yaş eklerler.
Kardiyovasküler Riskler:
Mutsuz evlilikler, iş hayatında mutsuzluk, özellikle erkekler için, felç riskini %94 ve herhangi bir nedenden ölüm riskini %21 oranında artırır.
Kronik Stres:
Sürekli gerilim ve çatışma, özellikle iş yaşamında haksız rekabet, kronik, zararlı stres görevi görür ve sigara içmenin veya kötü yaşam tarzı alışkanlıklarının fiziksel hasarına benzer veya bazı durumlarda onu aşan uzun vadeli, sistemik hasara neden olur.
Zihinsel ve Fiziksel Sağlıkta Gerileme:
Bu ilişkiler genellikle kaygı, depresyon ve baş ağrısı ve bağışıklık sistemi bozukluğu gibi fiziksel semptomlara neden olur.
Kümülatif Maruz Kalma:
Olumsuz bir ilişkide geçirilen toplam süre, ilişkinin son zamanlarda daha iyi veya daha kötü yönde değişmesinden daha zararlıdır.
Mağdur Riski:
İstismara uğrayan mağdurlar, istismarcılara kıyasla daha yüksek oranda erken yaşlanma riskiyle karşı karşıyadır.
Cinsiyet Farklılıkları:
Her ikisi de etkilenirken, bazı çalışmalar evlilik çatışmasının erkeklerin ölüm oranları üzerinde daha güçlü etkileri olduğunu öne sürerken, diğerleri kötü ilişkilerde olan kadınlar için kardiyovasküler risklerin daha yüksek olduğunu göstermektedir.
Sağlıklı günler dilerim.
Dr. Uğur Uğural